16 Mayıs 2011 Pazartesi

..Dürüst ol Hoca dürüst!


Halkın ‘Biracı Hoca’ dediği Akaydın’ı Başbakan seçim vaatlerini tutmadığı için dürüstlüğe davet etti
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Antalya mitinginde herkes gibi Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın da nasibini aldı. Başbakan seçim vaatlerini tutmayan Akaydın’ı dürüstlüğü davet etti. Alanı hınca hınç dolduran 100 bine yakın halk “Biracı Hoca” diye uzun süre slogan attı

Akaydın’ın 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde Antalyalılara verdiği hiçbir sözü tutmamakla suçlayan Başbakan, Hoca’nın seçim broşürlerini halka göstererek, “Hani ev hanımlarına iş. 7 tencere dolacaktı, belki kendi tenceresi dolmuştur. Suyu ucuzlatacağız dediler, gelir gelmez suya zam yapmadılar mı? Bedava elektrik nerede?” diye sordu.

Yalan yarışına girmişler
“Hoca Antalya’yı sağlık kenti yapacaktı, yaptı mı” diye konuşan Başbakan recep Tayip Erdoğan, “Üniversiteler kenti Antalya dedi. Bu senin işinmi de millete boş vaatler veriyorsun. Aksu-Kepez ve Döşeme altı cazibe merkezi olacak dedi, 2 yılda Kepez’e kaç kez uğradı. Bunlar genel başkanlarıyla yalan yarışına girmişler” dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı’nı dürüstlüğü davet eden Başbakan Erdoğan, “2 yılda Kepez Belediyesi 400 kilometre asfalt yaptı, Büyükşehir’in Kepez’e yaptığı asfalt sadece 4 kilometre. Antalya’da verdiğiniz sözü tutun. Ama görüyoruz ki pişkinliğe vurdurup geçiştiriyorlar” derken, “Dürüst ol hoca dürüst” vurgulamasın defalarca yaptı.

Halka, “AK Parti’den sonra Antalya’da belediye yatırımı oldu mu” diye soran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a hep bir ağızdan, “Hayır” cevabı verilirken, Başbakan, “Bunlar ancak laf üretir. Yalan söyleyip oy avcılığına düşerler. İşte hoca ile her şey ortada. Bunlar genel başkanlarıyla yalan yarışına girmişler. Hoca her çocuk günü süt içerek başlayacak demişti. Antalya’da kaç çocuk güne süt içerek başlıyor. Mille Eğitim Müdürü’me sordum Büyükşehir Belediyesi 500 çocuğa süt, 4 anaokuluna da süt ve meyve suyu dağıtmış. Antalya’da yaşayan çocuk sayısı 500’mü? Yalanlarla küçük olsun benim olsun zihniyeti. Onlar sadece bozmayı eleştirmeyi severler. Menderes Türel zamanında yapılanlar onların onlara göre hepsi yanlış. O zaman raylı sistemi niye çalıştırıyorsun” dedi. Başbakan’ın bu sözleri sırasında halk hocayı işaret ederek, “O adam gidecek” diye haykırmaları dikkatlerden kaçmadı.

Başbakan’dan hocaya inciler
** 7 tencere dolacak demişti, kendisini seçenlerin kaç tenceresini doldurabildi? Ancak belki de sadece kendi tenceresini doldurabilmiştir.
**Ev hanımları haftanın 5 günü Sigortalı olarak çalışacak, ücretlerini de alacak diyen hoca. Kaç ev hanımına istihdam sağladı. Ev hanımlarımız hocanın gösterdiği işte çalıştı mı?
**Suyu ucuzlatacağız dedi, gelir gelmez zam yapmadı mı?
**Hani bedava elektrik?
**Üniversiteler kenti Antalya dedi. Milleti niye kandırırsın. Bu senin işin mi. Bizim işimiz bu bizim. Nitekim Antalya’ya 2 tane vakıf üniversitesi kurduk.
**Hani Antalya sağlık kenti olacaktı. Sen mi yapacaktın bunu? Biz yaptık biz. Vatandaş istediği sağlık kuruluşuna istediği şekilde gidip, işini görebiliyor.
**Aksu-Kepez-Döşeme altı cazibe merkezi olacak diyen hoca, bu ilçelerimize uğradığı bile yok. Bunlar yalanda genel başkanlarıyla yarışıyor.
**Hoca her çocuk günü süt içerek başlayacak dedi. Antalya’da kaç çocuk güne süt içerek başlıyor?
**Kepez Belediyesi 2 yılda 400 kilometre asfalt yaptı, Büyükşehir 4 kilometre. Bu mu Hoca’nın Kepez’e verdiği önem?

100 bine yakın izleyici
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 15 Mayıs günü Antalya mitinginde halk ile buluştu. Kepez Kapalı Spor Salonu yanındaki alan tamamıyla doldu. Öyleki 30-40 metre genişliğinde yaklaşık bir buçuk kilometre uzunluğunda olan alanı 100 bine yakın insan hınca hınç doldurdu. Saat 4 buçuktaki mitinge Uşak’tan gelen Başbakan alana saat 18.00 sıralarında girebildi. Hınca hınç kalabalığı gören Başbakan Erdoğan halkı uzun süre selamladı. Antalya’ya 41 kez geldiğini söyleyen Başbakan, “41 kere maşallah diyorum. Ankara ve İstanbul’dan sonra en çok geldiğim yer. Malum şahıs, yerel seçimlerden sonra Başbakan Antalya’ya küstü demişti. 41 kere gelmişiz hamdolsun” dedi.


Malum şahıs küsecek demişti
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “29 Mart seçimlerinin ardından Başbakan Antalya’ya küsecek dediler. Biz bu ülkede hiçbir şehre küsmeyiz. Sadece bugün mitingin ardından onlarca yatırımı Antalya’ya kazandırıyoruz. Yani elimiz boş gelmedik. Biz 780 bin kilometre karenin partisiyiz. Biz 74 milyonun partisiyiz. Bizde kırılmak, küsmek, darılmak yok. Çünkü bulunduğumuz makam öyle bir makam değil. Onun için de ne diyoruz, yola devam... Biz yol yaparken, okul yaparken, hizmet üretirken önüne seçim haritasını, bizden öncekilerin yaptığı gibi alanlardan değiliz. Aldığı oya göre hizmet veren partizanlardan asla olmadık, olmayız. Biz insanların, dilleriyle, dinleriyle, mezhepleriyle, etnik kökenleriyle, yaşam tarzlarıyla hiçbir zaman ilgilenmedik, ilgilenmeyiz. Değil mi ki insandır, değil mi ki candır, bizim başımızın üzerinde, gönlümüzde yeri vardır. Türk'üyle Kürt'üyle Lazı'yla Çerkez'iyle Gürcü'süyle Abaza'sıyla Roman'ıyla Alevi'siyle Sünni'siyle, Hristiyanı'yla, Musevi'siyle ne olursa olsun, bu ülkede kim yaşıyorsa onlar bizim güvencemiz altındadır. Biz Yunus'un diliyle, 'Yaratılanı yaradandan ötürü severiz'” dedi.


Akaydın ve Kılıçdaroğlu’na yüklendi
Başbakan mitingde çok sert ifadelerle Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Akaydın ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklendi: “Bay Kemal’in memleketi Tunceli’ye yol, baraj ve çeşitli hizmetler yaptık. Burası Bay Kemal’in memleketi demedik. Türkiye dedik. Gidin İzmir’e. Tarihinde hiç görmediği hizmeti ve yatırımı bizim dönemimizde gördü. Biz de kıyı kenar, doğu-batı-kuzey-güney yok. Biz de kumsal yok. 81 ilin hizmetkârıyız.” Başbakan’ın bu konuşması sırasında Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Akaydın sık sık yuhalandı. Halk “Biracı Hoca” diye uzun süre slogan attı.
Bu arada basın tırına binmeye çalışan vatandaş ile basın mensupları arasında uzun süre tartışma yaşandı. Tıra binmek isteyen vatandaşlara basın mensupları tepki gösterince vatandaşlara polis ve Başbakan korumaları müdahale etti. Miting sırasında AK Partinin Antalya milletvekilleri ve adayları da tanıtıldı. Başbakan konuşması sırasında CHP için “AK Parti kazanmasında Türkiye ne olursa olsun diyorlar” dedi.

Hizmette kusur etmedik
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu ülkede kuru fasulye sadece ve sadece CHP dönemlerinde millet için hayal olmuştur. Bu ülkede bisküvi sadece ve sadece MHP'nin iktidar olduğu dönemde çocuklar için bir hayal olmuştur'' dedi. Bugün bu mitingin ardından, 20 eğitim kurumunu, 1 sağlık merkezini, 16 spor tesisini, Vakıflar'ın, Kültür ve Turizm Bakanlığının restorasyon ve hizmetlerini sulama, baraj ve elektrik santrallerini, bir kalemde onlarca eseri Antalya'ya kazandıracaklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, Antalya'ya boş gelmediklerini belirtti. Antalya, dünyada çok daha fazla tanınırsa, bundan en önce kendilerinin gurur duyacağını Antalya'ya gelen turist sayısı katlanarak artarsa, bundan en fazla kendilerinin memnun olacağını vurgulayan Erdoğan, bu samimiyetlerinin bir göstergesi olarak 8,5 yıldır Antalya'ya hizmette kusur etmediklerini, Antalya'nın her sorununa samimiyetle koştuklarını ifade etti.

Küçük olsun benim olsun mantığı
''Bu samimiyetin diğerlerinde görülemeyeceğini, bu kucaklayıcı tavrın diğer partilerde bulunamayacağını'' söyleyen Başbakan Erdoğan, ''Onların tek bir derdi var, 'Küçük olsun ama benim olsun.' Onların yapmak gibi, üretmek gibi, Türkiye’ye, şehirlere bir şey kazandırmak gibi bir dertleri yok. Onlar sadece engellemeyi, sadece bozmayı, sadece eleştirmeyi bilir. Dikkatinizi çekiyorum, 'AK parti kazanmasın da Türkiye'ye ne olursa olsun' anlayışı içindeler. Ekonomi büyüdükçe bunlar rahatsız oldular. İhracat arttıkça bunlar rahatsız oldular. Türkiye'ye turist daha fazla geldikçe bunlar rahatsız oldular. Hedef, yeter ki AK Parti kaybetsin'' diye konuştu. İktidara geldiklerinde Türkiye'ye gelen turist sayısının 13 milyon olduğunu, bu rakamın 2010 sonu itibarıyla 28 milyona ulaştığını kaydeden Erdoğan, göreve geldiklerinde Antalya Havalimanı'nın turistleri almadığını anlattı. Erdoğan, Antalya'ya 13 ayda yeni bir havalimanı inşa ettiklerini belirterek, şimdi 25 milyona hizmet verecek bir havalimanı bulunduğunu ifade etti. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

Hoca da yalan söylüyor
“Göreve geldik, Antalya'da bir kavşak yoktu, bir alt geçit yoktu. Sağ olsun Büyükşehir Belediye Başkanımız onu aşkın bu şekilde geçit, kavşak düzenlemeleri yaptı. Aynı şekilde biz Karayolları olarak yaptık. Antalya'nın çehresini bunlar değiştirmeye başladı. Nerede Antalya'da böyle asansörlü üst geçitler yayalar için.... Bunları gördü Antalya. Daha güzel olacak. Bunu görüyorsunuz ama Menderes arkadaşımın başlatmış olduğu Antalya Stadını ve kompleksi şu andaki malum Belediye Başkanı durdurdu. Antalya gibi bir şehre 35 bin kişilik, 40 bin kişilik bir stat yakışmaz mı? Ama engelledi. Bunlar bu ülkeye hizmet nedir anlamaz. Bu ülkenin dünya ile bütünleşmesi nedir anlamaz. Bunların böyle bir derdi yok. İşte Antalyaspor gibi bir kulüp şimdi gidiyor 13-14 bin kişilik bir ufacık yerde maçlarını yapıyor. Bu ne biçim anlayış... Niye? 'Buna Menderes başladı, dolayısıyla yapılmaz.' Mantık bu. Hafif raylı sistem yapıldı. Hafif raylı sistem şu anda çalışıyor mu? Bu beyefendi, meşhur hoca niçin çalıştırıyor bunu? Bagaja koysaydı bunu çalıştırmasaydı... Şimdi onunla hava atıyor. Ah benim kardeşlerim ah. Bunların bu ülkede dikili ağacı olmaz. Biraz sonra size buranın da yalan dosyasını açacağım. Al birini vur öbürüne... Şimdi Bay Kemal ne denli yalanlar söylüyorsa hocası da o denli yalanlar söylüyordu. Çünkü her ikisi de aynı merkezden idare ediliyorlar.''

Kanal İstanbul’u anlattı
Türkiye için bir vizyon belirlediklerini, 2023'ü önlerine hedef olarak koyduklarını söyleyen Erdoğan, milli gelirde, ihracatta, işsizlikte, okullaşma oranlarında, ulaştırmada, konutta, çok iddialı ama ulaşılabilir hedefler olduğunu kaydetti. Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''(Kanal İstanbul) dedim, projeyi açıkladım. Çıktı Bay Kemal ne dedi, 'Orada insan yok.' Sadece bu kanalın yapımında onbinlerce insan çalışacak. Bunun çevresinde çeşitli alışveriş merkezleri olacak. Sonra düşündüm, düşündüm, arkadaşım dedi ki 'Bu kanalda biz gemi yüzdürdük, gemi değil de insanı yürütmeliydik' dedi. Dedim ki insan yürütsek Bay Kemal bu defa der ki 'bu insan yüzmeyi bilmiyor'. Bunların mantığı bu. Bu ülkede kuru fasulye, sadece ve sadece CHP dönemlerinde millet için hayal olmuştur. Bu ülkede bisküvi, sadece ve sadece, MHP'nin iktidar olduğu dönemde çocuklar için bir hayal olmuştur. AK Parti döneminde ise çocukların hayali, dizüstü bilgisayar olmuştur. Farkımız bu.

Klıçdaroğlu’na ‘Bay Kemal’ dedi
Ben şimdi Anadolu'nun neresine gidersem gideyim, bana oradaki çocuklarımız şunu söylüyor, 'Başbakan amca bana bir bilgisayar verir misin?' Hakkari'ye gidin, bilgisayar başında çocuklar görürsünüz. Iğdır?a gidin, bilgisayarla dünyaya bağlanan çocuklar görürsünüz. Edirne'ye, Uşak'a gidin, artık Başbakanı'ndan bilgisayar isteyen çocuklar görürsünüz. Bunlar, bu muhalefet partileri, ana muhalefeti de yavru muhalefeti de Türkiye'nin nasıl değiştiğini fark edemeyecek kadar dışarıya kapalılar. CHP'nin yeni genel başkanını tanıyorsunuz değil mi? Gittiği her yerde, dürüstlükten, doğruluktan bahsediyor. Peki şu ana kadar söyleyip de çark etmediği bir tek ifadesini duydunuz mu? Bakın, burada son bir yalanını daha ifşa ediyorum. Türkiye bu efendinin nasıl bir yalancı olduğunu, bir kez de Antalya'dan duysun. 11 Mayısta Yalova'ya gidiyor diyor ki, 'Denizli’de bir bebek sokağa bırakıldı, polisler bebeğe sahip çıktı. Bebeğin adını Yunus koydular.' Kim? Bay Kemal... Bir masum bebek üzerinden, utanmadan, sıkılmadan siyaset üretmeye çalışıyor, hem de yalan söyleyerek. Arkadaşlarıma dedim ki 'Denizli Valisi'ne sorun'. Denizli Valisi'ne soruldu, o da açıklama yaptı. Dünkü gazetelerde var. Şimdi Kılıçdaroğlu'nun yalanlarını tek tek düzeltiyorum. Bebek anne tarafından terkedilmedi, aile tarafından Çocuk Esirgeme Kurumuna verildi. Bebek, aile yoksul olduğu için değil, engelli olduğu için Çocuk Esirgeme Kurumuna verildi. Bebeğin ismi Yunus değil, Yağmur.

Yalanları yatsıya bile kalmıyor
Sevgili Antalyalılar, Kılıçdaroğlu’nun yalanlarını uç uca ekleseniz, Çubukbelini aşar, Isparta'ya ulaşır. Bak, Antalya’nın çok güzel bir sözü var, güzel bir atasözüdür, 'Arife günü yalan söyleyenin, bayram günü yüzü kara çıkar.' Ama biraz yüz olacak. Bunların yalanı bayramı bile beklemiyor, yatsıya bile kalmıyor, anında ortaya çıkıyor ama yüzleri kızarmıyor. Birileri, CHP'yi siyaset mühendisliği yoluyla şekillendirdi, CHP'nin listelerini şekillendirdi. Bu ortada. 'Ergenekon'la Genel Merkezleri arasında tüneli kurdular.” CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı ''Siyaset Meydanı'' programında ''YÖK'ü kaldıracağım'' dediğini anımsatan Erdoğan, 'ཟ dakika sonra çok ilginçtir, diyor ki 'Bedelliden elde edeceğimiz geliri YÖK'e devredeceğiz'. Kaldırdığın YÖK'e o parayı niye devrediyorsun? İşte Bay Kemal bu, gidiyor, geliyor'' diye konuştu.

Tencereler doldu mu?
2009'daki yerel seçimlerde CHP tarafından Antalyalılara bazı vaatlerin verildiğini anlatan Erdoğan, elindeki CHP'li Akaydın’ın kente yönelik vaatlerinin bulunduğu dosyayı alandakilere göstererek şunları söyledi: ''Diyor ki ƍ tencere dolacak'. Hoca doldurdu mu tencereleri? Belki kendi tenceresi dolmuş olabilir o ayrı mesele. Suyu ucuzlatacaktı bunlar, ucuzlattı mı? Zam mı yaptılar? Bu CHP size ne dedi? ཆ bin ev hanımı ve 5 bin genci sigortalı meslek sahibi yapacağız'. Böyle dedi mi? İçinizde bu şekilde iş sahibi olan var mı? Ev hanımları haftada 5 gün, günde 4 saat çalışacaktı, sigortaları ödenecekti. Var mı böyle bir şey? Oldu mu? Antalya'da elektrik faturası tarihe karışacaktı. Karıştı mı? 'Ben hocayım' diyordu, Ə yıldır bunun üzerinde çalışıyorum' diyordu. Hatta 'Elektrik satıp para kazanacağız' diyordu. Ne oldu? Çıktı ne dedi 'Elimde sihirli değnek yok' dedi. Eskiden bir siyasetçi vardı hatırlayın 'Dün dündür, bugün bugündür' derdi. O zat şimdi nerede? O zat şimdi CHP'nin akıl hocası.''

Sen kimsin ki sağlık kenti yapacaksın
Verilen vaatlerin arasında 'mega projeler' adlı bölümün olduğunu ve Antalya'nın ''sağlık kenti yapılacağı'' vaatlerinin yer aldığını belirten Erdoğan, ''Sen kimsin ki Antalya'yı sağlık kenti yapacaksın. Bu iş senin işin değil, bizim işimiz ve sağlık kenti olduysa Antalya bu AK Parti iktidarı ile oldu. 'Üniversite kenti Antalya' dedi. Bir defa üniversite yapmak senin ne haddine? Üniversite yapma işi bizim işimiz. Bak iki tane özel üniversite kurduk Antalya'ya sen neredesin Bay Hoca? Daha çok nal toplarsınız siz çok. Bunlar yalanda genel başkanı ile herhalde yarışıyorlar. Ben belgelerle konuşuyorum, işte bunların hepsi yerel seçimde kullandığı afişler, onlarla konuşuyorum'' diye konuştu.

Kalifikasyonu yüksek yalan
'Aksu, Kepez, Döşemealtı Antalya'nın cazibe merkezleri olacak' şeklindeki afişin de CHP tarafından 2009'daki seçimlerde kullanıldığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, Kepez'in AK Partili Belediye Başkanı Hakan Tütüncü'ye ''Büyükşehir Belediye Başkanı sizin buraya hiç uğradı mı? Kepez'e en ufak bir desteği var mı?'' sorusuna 'Hayır' yanıtı alması üzerine şunları kaydetti: ''Yav dürüst ol be dürüst. Çünkü burası AK Partili bir belediye onun için buraya onlar uğrayamaz. Bunlarda AK Parti zihniyeti yok ki ulaşsınlar onlara. Bunlar ayrımcı, ayrılıkçı bunlar, hayatları bunların böyle. Bütün öğrencilere süt dağıtacaktı değil mi? 'Her çocuk güne süt içerek başlayacak' dedi. Allah aşkına bu kadar kalifikasyonu yüksek yalan olur mu? 'Her çocuk güne süt içerek başlayacak, acaba kaç ailenin evine süt geliyor. Sordum Milli Eğitim Müdürüme, dedim 'Kaç kişiye geliyor?' Dedi ki 驌-600 çocuğun evine süt gönderiyorlar, 4 tane de anaokuluna meyve suyu ile poğaça veriyorlar'. (Akaydın’ın seçim kitapçığındaki vaatlerini göstererek) Yaptıkları bu ama pankart bu 'Her çocuk güne süt içerek başlayacak'. Antalya'da 500 çocuk mu var hoca? Dürüst ol, dürüst. Ama ne olacak genel başkan aynı, belediye başkanı da aynı. Artık herhalde Antalya, bu hocanın şahsında CHP'ye 'Yetti gari hoca' diyecektir. CHP'ye bunu söylemeniz lazım. İlave bir şey şu Antalya'da oldu mu AK Parti'den sonra? Yatırım olarak maalesef hiçbir şey burası görmedi.''

Duydum ki Hoca 2 yıldır güneş toplayamamış
Akaydın’ın bedava elektrik vaadinde bulunmasına rağmen ‘Güneş topla benim için’ sloganıyla güneşten elektrik üreten küçük bir güneş ev yapması olayı için Başbakan Erdoğan “Duydum ki Hoca 2 yıldır güneş toplayamamış. Ama elektrik faturası toplamış. Artık yetti gari hoca demek lazım” dedi. Şehirlerde ana arterlerin büyükşehir belediyelerince yapıldığını anlatan Başbakan Erdoğan, Kepez'de ilçe belediyesinin 400 kilometre asfalt yapmasına rağmen, 餇 kilometre yeni yol açtık' diyen büyükşehir belediyesinin ilçeye sadece 4 kilometre asfalt yaptığını söyledi. Erdoğan, ''İşte AK Parti ile CHP'nin farkı bu. Antalya Büyükşehir Belediyesi verdiği vaatleri unuttu, 'Dün dündür, bugün bugündür' diyor. Taktik aynı, işte bu da aynı. Ah benim Antalyalı kardeşim CHP işte budur. 'CHP' demek yalan demektir. Bugün CHP'nin yalan demek olduğunu en iyi bilen de siz Antalyalı kardeşlerim olmalısınız. Meğer biz farkında değildik sayın Kılıçdaroğlu'na da hocalık yapmış. Dün sadece Antalya'ya yalan söylüyorlardı, bugün tüm Türkiye'ye yalan söylüyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu, sen Türkiye'ye aklına geleni vaat etmeyi bırak da yapabiliyorsanız Antalya'da verdiğiniz sözleri tutun.''

Başbakan Kasırga’dan vurdu
Bir haftadır yönelttiği sorulara cevap verilmediğini de vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Pişkinliğe vurup geçiştiriyorlar ama biz peşini bırakmayacağız. Antalya'daki 'Kasırga' operasyonunu, Antalya'daki rüşvet iddialarını, tutuklu CHP belediye başkanlarını sormayacağım. Çünkü cevap vermeyeceğini, veremeyeceğini biliyorum'' dedi. Günün Pazar ve tatil günü olduğunu CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na 'zor sorular sormayacağını' belirten Erdoğan, ''Burada Antalya'da ben sayın Kılıçdaroğlu'na bir basit soru soracağım, hesap uzmanı ya kesin bunların cevabını verir. Sayın Kılıçdaroğlu, günlerce, 'ÖSYM ile ilgili sürpriz açıklayacağım' dediniz. Açıklaya açıklaya sahte bir mail açıkladınız. Biz de kamuoyu da merak ediyoruz elinize bu sahte maili kim tutuşturdu, size bu şakayı kim yaptı, sizi aldatan kim? Aynı şekilde Yalova'da Yunus bebek yalanını size iletip, size şaka yapan, sizi bir kez daha müfteri konumuna düşüren kim? Biz bunların yalanlarını dinlemekten kovalamaktan bıktık'' dedi.

Abdestim şüphem yok namazımdan niye olsun
Siyaset mühendisliğine karşı olduklarını ve siyaset mühendisliğiyle mücadele ederek bugünlere geldiklerini vurgulayan Erdoğan, ''Birileri, CHP'yi siyaset mühendisliği yoluyla şekillendirdi, CHP'nin listelerini şekillendirdi. Bu ortada. 'Ergenekon'la genel merkezleri arasında tüneli kurdular'' dedi. Erdoğan, şöyle devam etti: ''(Bay Kemal benim için ‘Sizinle ilgili yolsuzluk dosyaları açıklayacağım’ diyor. Benim şahsımla ilgili varsa açıkla. Yanına Bahçeli'yi de al yanında bulunsun. Yetmiyorsa başkalarını da al, birlikte varsa açıklayın. Ama dedim ya bak geç kalmayın, 12 Haziran yaklaştı. Eğer açıklayamazsanız namertsiniz. Bak bu kadar ağır konuşuyorum. Benim abdestimden şüphem yok namazımdan niye şüphem olsun, rahatım. Yahu sen şu Kılıçdaroğlu değil misin büyükşehir belediye seçimlerinde İstanbul'da 'Kadir Topbaş bey ile ilgili de dosyalar açıklayacağım' diyen sen değil misin? Ne oldu, neyi açıkladın? Dokunulmazlığı da yoktu Kadir Beyin açıklasaydın. Ne oldu? Seçimi de kaybettin. Şimdi aynı şeyi yapıyorsun. İftira at tutmasa da iz bırakır, yaptıkları bu.''

Anamızı ağlattın
Kılıçdaroğlu’na, SSK Genel Müdürlüğü yaptığı dönem için “Anamızı ağlattın” diye seslenen Başbakan Erdoğan, şu sözlerle yüklendi: “İşçi kardeşim sekiz yıl senden çektiğini kimseden çekmedi. Bu ne pişkinliktir. Televizyona çıkalım diyor. Sen kimsin ya. Amatör kümede oynayanla süper ligde oynayan bir olur mu? Senin daha çok ekmek yemen lazım. 87’lik emekli siyasetçinin rahle-i tedrisine gir. Biraz daha orada oku. Ondan sonra belki bir ışık görünür sana.” Türkiye’nin eski günlerine dönmeyeceğini, milletin 12 Haziran’da buna izin vermeyeceğini belirten Başbakan, “Çeteler değil, karanlık güç odakları değil, siyasete istikameti millet çizecek.” dedi.

2B konusu
Başbakan Erdoğan, muhalefet tarafından 2B arazileri konusunda da halkın yanıltıldığını kaydederek, “Antalya’daki 2B’ler çoğunlukla tarım arazisi vasfında. 2B çözümü CHP tarafından engellendi. Anayasa Mahkemesi’ne götürdüler. Ancak biz kadastro çalışmalarını büyük oranda bitirdik. Çözüm aşamasına getirdik. Kimsenin malı asla elinden alınmayacak. Söylenen şeyler yalan. Araziyi kim kullanıyorsa, arazi ona verilecek.” karşılığını verdi.
http://www.akdenizmanset.com
Şükrü AĞIRMAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder